• https://www.facebook.com/cengiz.ulku
  • https://twitter.com/cengizulku
Ülkemizde Deniz Çok Ama, Fayda Yok

Üç tarafı denizle çevrili olupta bu kadar az faydalanan bir ülke var mıdır? Sanmıyorum

 
 
İnternetten biraz araştırdığınızda sadece denize kıyılarımızın uzunluğunun 8.333 km olduğunu göreceksiniz. Eğer bu araştırmaya göl kıyıları ve büyük nehirleri de içine alarak değerlendirirsek neredeyse 2 katına çıkacak bir su kıyısı çıkar karşımıza. Bu kadar uzun kıyısı olmak bir ülke için ne büyük şans olduğunu, denizi olmayan ülkelere sormak lazım.
 
Biz sadece denizlerden yola çıkalım, bu kadar kıyımız var, peki ne kadar faydalanıyoruz. Bu yolla ülkemizin elde ettiği gelir ne kadardır. Başkaları nasıl faydalanıyor. Konuyla ilgili çok istatistiksel bilgiye sahip değilim, ama dünyada gördüğüm örneklere bakarsam bir çok niymetinden faydalanamadığımız kesin.

Örnekler vermek gerekirse, Dubai’nin denize kıyısının yaklaşık 27 km olduğunu duymuştum, Fakat denize kıyısı olsun diye doldurdukları yarım adalarla yaklaşık 2 kat fazla kıyı elde ettiler ve Dünyanın en önemli limanlarından birini yaptılar. Asya’dan Afrika ve Hindistan’a giden gemilerin bir numaralı uğrak noktası oldular. Milyarlarca dolar gelir elde ediyorlar… Yine Dubai, sayfiye yeri yaratmak için denizi palmiye şekliyle doldurup her yaprağının ikş yakasına villalar oteller yaptılar. Yani yeni kilometrelerce kıyılar yarattılar. 
 
Denizden çok farklı yararlanan ülkelerden biri de İspanya… 1992 Barselona Olimpiyatları döneminde gelen turist sayısı beklentinin çok üzerinde oluyor ve otellerde ki yatak sayısı gelen turistin çok altında. En hızlı ve Pratik çözüm nasıl bulunuyor biliyor musunuz? Çok hızlı bir şekilde limanda büyük gemilerin bağlanabilmesi için yerler ayarlanıyor ve 10 tane dev yüzer otel bağlanıyor  Ve sorun çözülüyor. Ondan sonraki dönemde de Barselona turizmi kalıcı olarak 100 kat artıyor. Yat limanları gelişiyor ve dünyanın en çok turist alan turizm merkezlerinden biri oluyor.


 
Mısır’da Kahire’nin ortasından geçen Nil Nehrinin iki yakasına bağlanan sabit gemiler, şehrin bütün lüks restorant,, kafeterya, disco-bar, eğlence merkezleri gibi her türlü ihtiyacını karşılıyor. Gezi tekneleri de sürekli nehirde bir aşağı bir yukarı turist gezdiriyor
 
Tuna Nehri Avrupa’nın hangi şehrinden geçiyorsa o şehre büyük gelirler kazandıran, turistik turlar ve yük taşımacılığnda ciddi faydalar sağlıyor.
 
Fransa’nın Nice ve Cannes sahillerinde sezon kısa olmasına rağmen, düzenledikleri kaliteli festivallerle dünyanın en çok turist çeken bölgeleri… Malta’daki yat limanlarında yer bulmak mümkün değil.  Vietnam’da tekne turları hem denizde hem nehirde sürekli yapılıyor ve gelir getiren en önemli sektörlerinden biri olmuş. Amsterdam’a gidipte deniz ve nehirde tekne turu yapmadan dönmek imkansız, Paris’de, Prag’da, Budapeşte’de, Belgrad’da, St. Petersburg’da, Frankfurt’da... her yerde
 
Amsterdam'da Gezi Teknesi
 
Peki ya bizde; Evet bir miktar sahillerde gezi tekneleri bulunuyor, büyük şehirlerde de büyük oranda karşıdan karşıya geçmek için kullanılıyor. Birde bilinçsizce yapılan balık avları..
 
Neler yapılabilir; Bir kez iç ve dış turizm açısından denizi olan yerlerde cazibe merkezi yaratmak en kolay yol. Tabii doğru değerlendirilirse… Sadece İzmir’de yaşadığım için örneği İzmir’den vereyim.  Türkiye’nin her sahili için bir çok örnek var Güzel, fantastik gezi tekneleri ile İzmir kıyılarını dolaştıran günlük veya 2-3 saatlik turlar olsa, İzmir’e gelen turistler bu turlara katılmaz mı? Birçok rehber, bir çok insan bu işden ciddi paralar kazanmaz mı? Bu teknelerde satılacak yiyecek ve içecekçiler, garsonlar iş yapmaz mı?
 
Bayraklı sahili bomboş bir alan, İzmir’e gelen gemilerde ki yolcuların görüş alanı içinde, bu sahil boydan boya yat limanı olsa, oraya yanaşan yatların ve direklerinin görüntüsü dahi şehrin çehresini değiştirmeye yeter… Bir de bu yatlarla gelen zengin turistlerin şehre bırakacağı dövizler kime gidecek. Tabii ki şehre ve ülkeye… Otellere, restorantlara eğlence merkezlerine, alışveriş merkezlerine, esnafa…  herkese yarayacaktır.
 
Eğlence merkezleri, restorantlar, barlar kafeler yetmeyecek böyle olursa… bir çok ülkede ki gibi onları da denizin içinde sabit gemilerle çözmeye kalksanız hem arsa aramaya gerek olmaz, hem de karada yer kaplamaz


 
Bali adasında denizin dibinde ki balıkları göstermek için turlar düzenlenip herkes balıkadam elbiseleriylr dalıyor… Bizim sahillerde aynı turların yapılacağı 10’larca nokta var.
 
Rize’den Alanya’ya kadar olan sahilleri gezdirecek dev gemi turları her zaman iş yapar. Binlerce çalışacak insana ekmek kapısı. Yanaşacağı limanların olduğu şehirlere ciddi katkıları olacağından şüphesi olan var mı? Eminim bu turlara katılmak için yurtdışından gelecek milyonlarca turist olacaktır. Bunların uçak şirketlerine  de yarayacağı kesin.
 
Barselona örneği, Türkiye’nin birçok yeri için geçerli, Çeşme’de ki otellerin Çeşmeye yetmediğini düşünüyorum. Gemi otellerle yaz döneminde geçici çözümler bulunabilir.
 
Yap-İşlet-Devret modeli ile birçok işadamı Limanlar, yatlimanları yapmaya gönüllü. Sanırım bugün karar verilse birkaç yıl içinde bütün bu yazdıklarımı hayata geçirmek çok zor olmasa gerek. Sadece çok ciddi bir disiplin ve denetim yeterli.
 
Sevgili dostlarım; Türkiye’nin coğrafi konumu için Cem Boyner bir zamanlar şöyle bir laf etmişti. “Ülkemiz dünya coğrafyasının en değerli arsasına sahip, Bir çok ülkenin gözü bu arsa da, onun için değerini bilmeliyiz ve sahip çıkmalıyız…” Yalan mı? 
Paylaş |                      Yorum Yaz - Arşiv     
2014 kez okundu

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın
İLGİNÇ YAZILAR
Üyelik Girişi
Saat Kulesi
Site Arama