• https://www.facebook.com/cengiz.ulku
  • https://twitter.com/cengizulku
İzmirli Pazar Günü Nereye Gider? Ne Yer? Ne İçer?.. 1

İzmirli Pazar Günü Nereye Gider, Ne Yer, Ne İçer?

Yazı Dizisi – 1

Bu Pazar ne yapalım? İzmir'den Çeşme'ye doğru...

“Bu pazar ne yapalım?”

Uzun yıllardır İzmir’de yaşayanların bile zaman zaman birbirine sorduğu bir soru bu.

Her şehrin hafta sonu kaçamakları, belli başlı yemek yerleri, kahvaltıcıları, sahilleri vardır. Fakat aynı şehirde uzun yıllar yaşayınca insanın seçenekleri de zamanla alışkanlığa dönüşüyor. Pazar sabahı geliyor, “Nereye gidelim?” diyoruz; aklımıza yine aynı üç-beş yer geliyor.

Oysa bu konuda Türkiye'nin en şanslı şehirlerinden birinde yaşadığımızı düşünüyorum.

İzmir'de arabaya binip bir saat, bilemediniz bir buçuk saat yol yaptığınızda kendinizi bazen bir balıkçı köyünde, bazen üzüm bağlarının arasında, bazen bir antik kentin tepesinde, bazen de Ege Denizi'ne bakan küçücük bir köy kahvesinde bulabiliyorsunuz.

Üstelik aynı istikamete defalarca gitmiş olsanız bile ana yoldan birkaç kilometre ayrıldığınızda hiç görmediğiniz başka bir İzmir çıkabiliyor karşınıza.

Bu yazının amacı da biraz bu.

Bir “en iyi restoranlar” listesi yapmak istemiyorum. Özellikle mekan adı vermeyeceğim. Birine reklam yaparken diğerine haksızlık etmek istemem. Onun yerine nereye gidilir, orada ne yapılır, ne yenir, ne görülür? sorularının peşinden gidelim.

Benim bildiklerime zaman içinde yenileri de eklendi. Eminim hâlâ bilmediklerim vardır. Bu nedenle bu yazı biraz da yaşayan bir yazı olsun; okuyanların önerileriyle yeni yerler ekleyelim.

İlk rotamız:

ÇEŞME YARIMADASI

İzmir'den batıya doğru çıktığımızda önümüzde aslında tek bir Çeşme yok. Urla'dan Karaburun'a, Ildırı'dan Alaçatı'ya kadar birbirinden tamamen farklı onlarca seçenek var.

GÜZELBAHÇE

Şehirden çok fazla uzaklaşmadan “İzmir'den çıktım” duygusunu yaşayabileceğiniz ilk yerlerden biri.

Güzelbahçe'nin en büyük avantajı, uzun sahil şeridi boyunca çok farklı seçenekler sunması. Balık yemek isteyen de, kahvaltı yapmak isteyen de, sadece sahilde yürüyüp çay-kahve içmek isteyen de kendine bir yer bulabilir.

Balık hali ve çevresi özellikle deniz ürünlerini sevenler için yıllardır önemli bir durak. Balığınızı alıp çevrede pişirtebileceğiniz seçenekler de bulunuyor.

Pazar gününü fazla yol yapmadan geçirmek istiyorsanız hâlâ en kolay alternatiflerden biri.

Yelki – Çamlı – Payamlı – Kavacık

Güzelbahçe'yi yalnızca sahilden ibaret düşünmemek lazım.

Biraz içeri girdiğinizde Yelki ve Çamlı üzerinden bambaşka bir coğrafyaya geçiyorsunuz. Payamlı ve Kavacık tarafı ise özellikle doğa, köy havası ve mevsiminde yöresel ürünler için değerlendirilebilecek rotalardan.

Denizi görmek yerine zeytin ağaçlarının, tepelerin ve köy yollarının arasında dolaşmak isteyenler için güzel bir pazar alternatifi.

 

URLA

Urla'yı artık tek bir başlık altında anlatmak mümkün değil.

Eskiden “Urla'ya gidelim” dediğimizde aklımıza daha çok İskele ve balık restoranları gelirdi. Bugün Urla; gastronomisi, bağları, sanat atölyeleri, köyleri, antik geçmişi ve sahilleriyle başlı başına birkaç günlük gezi konusu.

Urla Merkez

Eski Urla'nın sokaklarında dolaşmak, Malgaca Pazarı ve çevresine bakmak, kahvelerde oturmak bile başlı başına güzel bir pazar programı.

Özellikle pazarın kurulduğu günlerde çevre köylerden gelen ürünler Urla'nın havasını daha da değiştiriyor.

Son yıllarda açılan küçük lokantalar, kahveciler, sanat ve tasarım dükkanları sayesinde merkez artık yalnızca geçilip gidilen bir yer değil.

Urla İskele

Bizim kuşağın Urla denildiğinde ilk aklına gelen yerlerden biri.

Deniz kenarında yürümek, balık yemek, karşıdaki tekneleri seyretmek ve uzun bir öğle yemeği için hâlâ güzel.

Rahmetli Tanju Okan'ın Urla ile bağı da buraya ayrı bir anlam katıyor. İskele'deki parkta sanatçının heykelini görebilirsiniz.

Klazomenai

Urla'ya gidip de çoğu zaman yanından geçtiğimiz önemli bir tarih var: Klazomenai.

On İyon kentinden biri olan Klazomenai'nin geçmişi binlerce yıl öncesine uzanıyor. Buradaki antik zeytinyağı işliği de bölgenin zeytin ve zeytinyağı kültürünün ne kadar eski olduğunu gösteriyor.

Yani Urla'da güzel bir yemek yiyip deniz kenarında dolaşmanın yanına biraz tarih eklemek isterseniz çok güzel bir durak.

Urla Bağ Yolu

Urla'nın son yıllardaki en büyük değişimlerinden biri bağcılık ve şarapçılık alanında yaşandı.

Urla'nın iç kesimlerinde birbirinden güzel üzüm bağları ve üreticiler bulunuyor. Bağların arasındaki yollar bile başlı başına keyifli.

Şarapla ilgilenmeseniz bile bağların oluşturduğu manzara, zeytinlikler ve kırsal Urla görülmeye değer.

Tadım yapmak isteyenlerin bazı işletmeler için önceden rezervasyon gerekip gerekmediğini kontrol etmelerinde fayda var.

Özbek

Benim sevdiğim Urla rotalarından biri.

Köyün içinden geçerken kahvede bir çay içip ardından sahile inebilirsiniz. Denizin karşısında Karaburun Yarımadası uzanır.

Özellikle hava güzelse deniz kenarında uzun bir balık sofrası kurmak için son derece keyifli.

Burası hâlâ Urla'nın biraz daha sakin tarafını hissettiren yerlerden.

Bademler

İzmir çevresinde pazar günü gidilecek yerlerden söz edip Bademler'i atlamak olmaz.

Bademler'in özelliği yalnızca güzel bir Ege köyü olması değil. Kültür ve sanatla çok güçlü bir ilişkisi var. Köy tiyatrosu geleneği, kütüphanesi ve Musa Baran Çocuk Oyuncakları Müzesi burayı diğer köylerden ayırıyor.

Köy meydanında oturmak, biraz dolaşmak ve ardından Urla ya da Seferihisar yönüne devam etmek güzel bir günlük rota olabilir.

Barbaros

Urla'nın iç kesimlerinde, son yıllarda adını daha fazla duyduğumuz köylerden biri.

Özellikle Korkuluk Festivali ile tanındı. Fakat festival zamanı dışında da taş evleri, köy sokakları ve sakinliği için görülmeye değer.

Kalabalık sahil kasabalarından sıkıldıysanız, “Bugün biraz köy havası alalım” dediğiniz bir pazar günü için güzel seçim.

Kuşçular – Yağcılar

Urla'nın denizden uzaklaştıkça değişen yüzünü görmek için bu taraflara sapmak gerekiyor.

Zeytinliklerin, bağların ve kırsal yolların arasından ilerliyorsunuz. Özellikle bahar aylarında son derece güzel.

Bazen hedef belirlemeden bu yollar üzerinde dolaşmak bile insana iyi geliyor.

Demircili

Deniz görmek isteyen ama Alaçatı ve Çeşme kalabalığına girmek istemeyenler için Urla'nın en güzel taraflarından biri.

Demircili'nin koyları berrak denizi ve doğal yapısıyla öne çıkıyor. Yazın deniz için, bahar ve sonbaharda ise sadece manzara ve yürüyüş için bile gidilebilir.

 

KARABURUN YARIMADASI

Bana göre İzmir'in hâlâ en özel bölgelerinden biri.

Yeni yollar ulaşımı kolaylaştırdı ama Karaburun'un bazı yerlerinde eski Ege'nin sakinliğini hâlâ hissedebiliyorsunuz.

Buraya gelirken acele etmeyeceksiniz. Çünkü Karaburun'da mesele yalnızca varacağınız yer değil, yolun kendisi.

Balıklıova

İzmir'den Karaburun yönüne giderken ilk güzel molalardan biri.

Denizin hemen kenarında balık ve meze yiyebileceğiniz yerleri var. Bizim de yıllardır severek uğradığımız bölgelerden.

Eskiden Çeşme'ye giderken veya Çeşme'den İzmir'e dönerken zamanımız varsa özellikle Ildırı–Balıklıova yolunu seçtiğimiz olurdu. Yol biraz uzasa da manzara buna değer.

Balıklıova'nın meşhur un kurabiyesini de unutmamak lazım.

Mordoğan

Karaburun'dan önceki önemli durak.

Sahili, küçük limanı ve yazlıkçı havasıyla güzel bir Ege kasabası. Yazın doğal olarak hareketli ama bana göre ilkbahar ve sonbaharda çok daha keyifli.

Sahil boyunca yürüyüp denize karşı yemek yiyebilirsiniz.

Eski Mordoğan – Eğlenhoca – Kösedere

Vaktiniz varsa ana yoldan ayrılın.

Karaburun Yarımadası'nın asıl ruhunu biraz da bu köy yollarında görüyorsunuz. Zeytinlikler, eski köy evleri ve sakin yollar...

Özellikle fotoğraf çekmeyi sevenler için çok güzel görüntüler çıkabilir.

Karaburun

Yıllar önce Karaburun'a gitmek bugünkü kadar kolay değildi. Dar ve virajlı yollar yüzünden insan iki kere düşünürdü.

Bugün ulaşım daha rahat.

Karaburun merkez ve liman çevresi, sakin bir pazar günü için güzel seçeneklerden. Deniz kenarında balık yiyebilir, limanda dolaşabilir, havanın açık olduğu günlerde Ege'nin o kendine has maviliğini uzun uzun seyredebilirsiniz.

Ama Karaburun'a kadar gelmişken yalnızca merkezde kalmamak lazım.

Saip

Karaburun merkeze yakın ama havası farklı küçük köylerden.

Taş evleri ve köy dokusuyla kısa bir mola için güzel. Karaburun'a gidiyorsanız rotaya eklemeye değer.

Bozköy – Tepeboz

Karaburun'un daha sakin, daha kırsal tarafı.

Özellikle enginar zamanı bu bölgenin havası değişir. Karaburun'un meşhur enginarının yetiştiği toprakları görmek bile keyifli.

Sarpıncık

Karaburun'un uçlarına doğru gitmeye niyetiniz varsa Sarpıncık tarafı çok güzel.

Buradaki deniz manzaraları Karaburun'un neden farklı bir yarımada olduğunu anlatıyor.

Rüzgârı sert olabilir ama manzara da o ölçüde etkileyici.

 

ILDIRI – ERYTHRAI

Balıklıova'dan Çeşme yönüne devam edersek benim çok sevdiğim başka bir yere geliyoruz: Ildırı.

Ildırı gerçekten farklı bir dünya.

Bir tarafta balıkçı köyü, diğer tarafta binlerce yıllık Erythrai Antik Kenti...

Erythrai, antik çağın 12 İyon kentinden biriydi. Yukarı doğru çıktıkça hem antik kalıntıları hem de adalarla dolu deniz manzarasını görüyorsunuz.

Bence İzmir çevresindeki en güzel gün batımı noktalarından biri.

Sabah köy kahvaltısıyla başlayıp Erythrai'yi gezebilir, öğleden sonra köyün içinde dolaşabilir, akşamüstü balık yiyerek günü bitirebilirsiniz.

Fotoğraf çekmeyi sevenler için de özellikle gün batımına yakın saatler çok güzel.

 

GERMİYAN

Çeşme denildiğinde çoğu insanın aklına Alaçatı geliyor ama biraz içeri girildiğinde bambaşka köyler var.

Germiyan bunlardan biri.

Duvar resimleri, köy evleri ve yerel üretim kültürüyle Çeşme'nin turistik yüzünden oldukça farklı.

Kahvaltı, köy ürünleri ve sakin bir yürüyüş için değerlendirilebilir.

Ovacık

Çeşme'nin tarım yapılan yüzünü görmek için güzel bir durak.

Çeşme'ye yalnızca deniz, beach ve marina gözüyle bakıyorsanız Ovacık taraflarına girdiğinizde fikriniz değişebilir.

Özellikle kavun, enginar, zeytin ve yöresel ürünlerin yetiştiği bu topraklar yarımadanın gastronomisinin de temelini oluşturuyor.

 

ALAÇATI

Alaçatı'yı anlatmaya artık pek gerek yok gibi görünse de her mevsimin Alaçatı'sı farklı.

Yaz aylarında çok kalabalık. Fakat sonbahar ve kış aylarında bence çok daha güzel.

Taş evleri, dar sokakları, eski yel değirmenleri ve küçük dükkânlarıyla yürümek için keyifli.

Kumrudan Ege mutfağına, kahveden akşam yemeğine kadar seçenek çok.

Köy içine girmek istemezseniz Alaçatı Port ve sörf bölgesine doğru devam edebilirsiniz. Rüzgâr sörfü zaten Alaçatı'nın dünyaca tanınmasının en önemli nedenlerinden biri.

Benim tavsiyem, özellikle pazar günü gidilecekse erken gitmek. Sokakların henüz kalabalıklaşmadığı saatlerde Alaçatı çok daha güzel.

 

ILICA – BOYALIK – AYAYORGİ

Çeşme yolculuğunu yalnızca yaz mevsimiyle sınırlamamak gerekiyor.

Ilıca'nın uzun sahilinde kışın yürümek bazen yazın denize girmekten daha keyifli olabiliyor.

Boyalık tarafı uzun sahil hattıyla güzel; Ayayorgi ise daha korunaklı koy yapısıyla Çeşme'nin farklı yüzlerinden birini gösteriyor.

Denize girilmeyecek bir pazar günü bile sahil yürüyüşü ve yemek için değerlendirilebilir.

 

ŞİFNE

Şifne, Çeşme'nin eski ve sakin yüzlerinden biri.

Deniz ürünleri için tercih edilebilecek yerleri olduğu gibi bölge termal kaynaklarıyla da tanınıyor.

Dalyan ve Ildırı arasında bir rota yapıyorsanız uğranabilecek güzel duraklardan.

 

DALYAN

Çeşme'ye kadar gelmişken benim yıllardır sevdiğim yerlerden biri Dalyan.

Limanın çevresinde teknelere bakarak balık ve meze yemek başlı başına keyif.

Yaz kalabalığının dışında, özellikle güneşli bir kış veya bahar gününde daha da güzel oluyor.

Denizin hemen yanında oturup acele etmeden uzun bir öğle yemeği yemek isteyenlere göre.

 

ÇEŞME MERKEZ VE MARİNA

Çeşme Marina artık bölgenin modern yüzlerinden biri.

Tekneler, restoranlar ve kafeler arasında dolaşabilir; Çeşme Kalesi'ni ve eski çarşıyı da programa ekleyebilirsiniz.

Sadece Marina'ya gidip dönmek yerine kaleyi, çarşıyı ve sahili birlikte gezmek daha güzel bir Çeşme günü çıkarıyor.

 

ÇİFTLİKKÖY

Çeşme'nin batısında gün batımının en güzel izlendiği bölgelerden.

Denize açık konumu nedeniyle güneşin Ege'nin üzerinden batışını hiçbir şey kapatmadan izleyebilirsiniz.

Çiftlikköy ve çevresi özellikle balık ve deniz ürünleri için tercih ediliyor.

Günü burada bitirmek güzel fikir.

 

ZEYTİNLER – UZUNKUYU

Çeşme otoyolundan Zeytinler çıkışına ayrıldığınızda yarımadanın başka bir yüzüyle karşılaşırsınız.

Kahvaltı, et yemekleri ve kır havası için yıllardır kullanılan bir rota.

Özellikle çocuklu ailelerin rahat edebileceği geniş bahçeli yerler bulunuyor.

Ama burada durmayın.

Zeytinler'den içeri doğru giden yollar sizi Germiyan, Barbaros ve Ildırı gibi birbirinden farklı yerlere bağlayabiliyor.

İşte İzmir'in güzel tarafı da burada ortaya çıkıyor.

 

PEKİ BİR PAZAR GÜNÜ HANGİ ROTAYI SEÇELİM?

Aslında bütün bu yerleri tek tek hedef olarak düşünmek yerine birkaçını birleştirmek daha güzel.

Deniz ve balık günü:
Güzelbahçe → Urla İskele → Özbek

Köy ve doğa günü:
Urla → Bademler → Barbaros → Zeytinler

Karaburun günü:
Balıklıova → Mordoğan → Eğlenhoca → Karaburun → Saip

Tarih ve gün batımı:
Urla Klazomenai → Balıklıova → Ildırı → Erythrai

Çeşme günü:
Alaçatı → Ilıca → Çeşme Marina → Dalyan

Köylerden Çeşme'ye:
Zeytinler → Germiyan → Ildırı → Şifne → Dalyan

Bunların hiçbiri kesin program değil.

Canınız nerede isterse orada durun.

Çünkü bazen pazar gününün en güzel anı, gitmeyi planladığınız yer değil; giderken gördüğünüz bir tabela üzerine direksiyonu çevirip ilk kez girdiğiniz küçücük bir Ege köyü oluyor.

 

 

  
3425 kez okundu

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın
Anket
Şimdiye kadar en beğendiğiniz gezi ve yazısı hangisi?
Saat Kulesi
Site Arama
Üyelik Girişi